Bilim ve DoğaCinyus Facts

Neden ucuz şeyleri pahalı şeyler kadar sevmiyoruz?

Fiyatı daha pahalı olan şeyleri, ucuz olanlara tercih etmemeye çalışsak da, içten içe pahalı olanın hep daha iyi olacağını düşünürüz. Bunun bir nedeni var.

Ananası düşünün. Kristof Kolomb, ananası deneyen ilk Avrupalı insandı ve Avrupa’ya dönerken yanında ananas götürdü. O zamanlar sadece Amerika’dan Avrupa’ya ananasları taşımak bile çok maliyetli olduğu için, uzun bir süre sadece çok zengin insanlar ananas yiyebildi.

17. yüzyılda tek bir ananas, bugünün 5000 Pound’una eşdeğer bir fiyata satılıyordu. Ananas zenginler tarafından o kadar sevildi ki, 1761’de Dunmore’un kontu, ananas şeklinde çatısı olan bir bina yaptırdı.

Sonra, 19. yüzyılın sonlarına doğru işler değişti. Hawaii’de büyük ananas tarlaları kuruldu ve buharlı gemi teknolojisi sayesinde taşıma maliyeti de büyük ölçüde düştü. Günümüzde ananas tüm dünyada herkesin alabileceği ucuzlukta bir meyve ve tadı hala 17. yüzyıldakiyle aynı. Herhalde şu anda kimse yapacağı sarayın çatısına ananas şekli vermez.

Bu örnek bize sevgi ya da istek ve ekonomi arasındaki ilginç ilişkiyi gösteriyor. Bir şey ne kadar ulaşılmaz haldeyse, ona olan talep absürt bir şekilde o kadar artıyor.

İnsanlık tarihinin büyük bir bölümünde satın alınan şeylerin fiyatları yükseldikçe kalitelerinin ve işlevlerinin arttığı doğruydu. Fiyatı düşük olan bir şeyin iyi olması pek mümkün değildi. Her şey elle yapılıyordu ve bir işin içinde ne kadar emek varsa, sonuç o kadar iyi oluyordu.

Bu düşünce tarzı sanayi devrimine kadar doğruydu. Sanayi devrimi sonrası artık iyi şeyleri de ucuza mal edebiliyorduk. Sanayileşmenin tüm dünyaya iyi gelmesi gerekirken, düşük fiyatlar insanların objelere olan arzularını düşürmeye başladı.

Tabii ki ucuz şeyleri almayı reddediyor değiliz, ama sadece eskisi kadar heyecanlanmıyoruz. Burada devreye kapitalizm giriyor ve bize aslında hiç de ihtiyacımız olmayan ama sırf pahalı oldukları için arzulamaya başladığımız nesneleri sunuyor.

Önceki yazı

Herkesin yaptığı ama söylemediği iğrenç ve tuhaf şeyler

Sonraki yazı

I Monster: Teksas'tan sinekler

Henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir