Bilim ve Doğa

Güzellik kavramının evrimsel kökenlerine dalmak isteyenler için süper bilgiler

Güzellik algısı ve güzellik kavramı eş seçen her canlı için mevcut. Ama biz insanlar için özellikle son birkaç bin yılda ve günümüzde çok değişik anlamlar kazandı ve neredeyse en önemli gündemimiz haline geldi. Herkes güzel olmak ve güzel bir şeylere sahip olmak istiyor.

Aslında insanların “güzel” olarak nitelediği şeyler çok çeşitli. Hemen her şeyle ilgili bir güzellik algımız, isteğimiz var. Düşünün, bir bebek suratı, bir film, bir şarkı, bir resim, bir manzara bir masa ya da kedi veya köpek hatta kuş ve balık…

Bir şeyleri bizim için “güzel” haline getiren şey ne peki? Güzellik algısı göreli midir? Bakan kişiye göre değişir mi? Kişisel ve toplumsal deneyimlerin bir sonucu mu güzellik? Sanatsal güzelliğin evrenselliğinin kaynağı ne?
ilk-magara-resimleri

Bu sorulara en iyi açıklama getirebilen aslında Darwinci evrimsel yaklaşım. Bugünkü halimize ve davranışlarımıza büyük oranda buzul çağında evrildik. Yani aşağı yukarı o dönemde insan olduk. Güzellik algımızın kökenleri de o döneme hatta daha öncesine uzanıyor.

Evrim, iki ana mekanizma ile çalışır. Bunlardan ilki rastlantısal mutasyon ve seçici korumadır. Bu mekanizmayı vücudumuzun şu anki haline nasıl kavuştuğunu açıklayan doğal seçilim olarak da biliyoruz. Doğal seçilim sahip olduğumuz duyguları ve duygu değişimlerini de açıklıyor. Düşme korkumuz, leş kokusunun iğrençliği ya da yılandan korkmamız aslında doğal seçilimin bir sonucu. Doğal seçilim cinsellikten aldığımız zevki, şekerli ve yağlı yiyeceklere olan düşkünlüğümüzü ve mangal kokusunun cazibesinin kaynağını da açıklar. Kısaca, rastlantısal mutasyon bir türde ortaya çıkan hayatta kalmaya elverişli fiziksel ve duyusal değişikliklerin aktarılması ile türlerin yaşadığı değişimi açıklar.

kus-evrim-tuyler

Evrimin başka bir mekanizması da cinsel seçilimdir. Burada olaylar değişir çünkü seksüel seçilim farklı işler. Tavus kuşunun ya da başka birçok kuş türünün acayip tüyleri veya erkek aslanların yeleleri seksüel seçilimin nasıl çalıştığına ilişkin iyi örneklerdir. Yelenin ya da aşırı saçma sapan büyük ve renkli kuyruk tüylerinin hayatta kalma konusunda hiçbir avantajı yoktur. Buna sahip olanı korumaz veya daha kolay avlanmasını sağlamaz. Bunlar hayatta kalmak için gelişmemiştir. Erkek tavus kuşlarının görkemli kuyruğu dişi kuşlar tarafından yapılan eş seçimlerinin sonucudur. Büyük ve gösterişli kuyruk erkek tavus kuşunun sağlıklı ve beslenme konusunda becerikli olduğunun işaretidir. Dişi tavus kuşu da aslında kuyruğun renklerine ve şekline değil ona verdiği bu sağlam mesajı seçer. Yani güzellik algısı dişinin sağlıklı ve hayatta kalmayı başarabilecek yavrular doğurmasını sağlayacak erkeği seçmesini sağlar.

Sanat ve Estetik Felsefecisi Denis Dutton, bu durumu şöyle özetliyor:

“Aslında güzellik, evrimin hayatta kalmamız ve ürememiz için en uygun kararları vermeye bizi cesaretlendirmek amacıyla sahip olduğu canlandırıcı, harekete geçirici hatta takıntılı ve cazibeli yollardan biridir. Güzellik, doğanın uzaktan müdahele etmesidir. Evrimin numarası kendinizin ya da yavrularınızın hayatta kalma ihtimalini güçlendirecek manzaraları güzel yaparak, onların sizi kendisine çekmesini sağlamaktır.”

Güzellik algısının evrimsel gelişimini göstermesi bakımında şu yazı da ilginizi çekebilir:

Neden manzara resimlerini herkes sever?

Sanatsal güzellik algısının temeli de yukarıda anlatılanlara benzer. Sanatsal beceri olarak nitelenebilecek özelliklerimiz 1 milyon yıl hatta daha öncesine kadar uzanır. O dönemde insanlar işlevsel baltalar yapıyorlardı ama bununla yetinmediler. Hem işlevsel hem de hoş görünmelerini sağladılar. Bu baltalardan binlercesi bulundu şimdiye kadar. Bu baltaların bilinen en eski sanat eserleri olarak niteleniyor. Peki neden sadece işlevsel olmalarıyla yetinilmedi? Neden şekilleri mükemmel derecede simetrik, oval ve yüzeyleri pürüzsüzdü?
ilk-baltalar

Darwinist yaklaşım bu şekilli baltaların aynı tavus kuşunun kuyruğu gibi bir işlevi olduğunu söyler. Yetkin olarak yapılan bu güzel el baltaları onu yapanın ne kadar becerikli ve diğer arzu edilen özelliklere sahip olduğunun bir göstergesiydi. Nedir bunlar? Zeka, el becerisi, planlama yeteneği vs.

Binlerce kuşak sonra bu tür beceriler, bu becerilere sahip olanlara üreme avantajı sağlamış, daha az becerikli olanlardan daha çok üreyebilmelerini sağlamıştır.

Daha sonraki kuşaklar balta yapmak yerine birbirlerini eğlendirmek, şarkı söyleyebilmek, tuhaf danslar, şakalar, hikayeler anlatabilmek gibi üreme avantajı sağlayan yöntemler geliştirdiler. Hatta saçlarını şekillendirmek, daha iyi bir bizon derisi giysiye sahip olmak gibi avantajlarını artıracak her tür işe giriştiler. Sonra olaylar gelişti ve bugünkü hale geldik.

Ustalıkla yapılmış bir objeyi hala hepimiz çok çekici buluyoruz. Bu bir balta da olabiliyor, bir şiir de olabiliyor, ustalıkla çalınan bir enstrüman da. Enstrüman çalan adamların çok çirkin de olsalar kadınlara bu kadar çekici gelmesinin başka nasıl bir açıklaması olabilir ki?

damla-kesim-pırlantaDikkat edin tek taş yüzüklerin çoğunun taşları mükemmel bir damla şekline sahiptir. Tıpkı bundan bir milyon yıl önce yaşamış adamın yaptığı baltanın şekline çok benzer bu. Bir kuyumcunun önünden geçerken vitrinde gördüğünüz pırlantanın neden size güzel geldiğini açıklamanın daha iyi bir yolu yok.

Pırlantanın ya da damla şeklinin güzel olması konusunda Sanat ve Estetik Felsefecisi Denis Dutton’a kulak verelim?

“Atalarımız o şekli çok sevmişlerdi. Onu yapabilmek için gerekli olan beceride güzelliği görmüşlerdi. Bu sevgilerini kelimelere dökemeden önce bile. Güzellik, bakana göre değişir mi? Hayır, o aklımızın derinliklerindedir. O, en eski atalarımızın akıllıca becerilerinden ve zengin duygusal yaşamlarından bize devredilmiş bir hediyedir. Resimlere olan güçlü tepkimizden sanatta duygunun ifadesine, müziğin güzelliğine ve geceki gökyüzüne kadar bu hediye, insan türü varolmaya devam ettikçe bizimle ve torunlarımızla birlikte olacaktır.”

Kaynak

Önceki yazı

Kimse bu resimde gizlenmiş pandayı bulamıyor!

Sonraki yazı

Star Wars kötülemek isteyenlere 7 bilimsel argüman

Henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir