Bilim ve Doğa

Gerçekten de yıldızların çekirdeğinde mi oluştuk?

İnsanoğlu aklına kavuştuğundan bu yana şu büyük soruya yanıt arıyor: Nereden geldik? Çok uzun zaman buna yanıt veremedik ama artık bunu biliyoruz. Çevremizde gördüğümüz her şey gibi biz de yıldızların merkezlerinde meydana geldik. Elbette şimdiki halimizle değil ama şu an vücudumuzu oluşturan her bir atom bir zamanlar dev bir yıldızın tam kalbindeydi. Bu yıldız ya da yıldızlar bizim güneşimizden kat kat daha büyüktü.

Kedi Gözü Nebulası, aslında patlayan bir yıldızdan arta kalanlar.

Kedi Gözü Nebulası, aslında patlayan bir yıldızdan arta kalanlar.

Nasıl mı?

Yıldızlar dev enerji toplarıdır. Enerjilerini de büyük kütleleri sayesinde oluştururlar. Şöyle: Uzayın derinliklerinde bir yerlerde trilyonlarca ton hidrojen kütle çekimi sayesinde bir araya gelir. (Bu hidrojen yığınları Büyük Patlama’da oluşan ilk maddeler aslında.) Çekim kuvveti sayesinde hidrojenin kendi üstüne yığılması yıldızın içlerinde devasa bir basınca neden olur ve tepkime başlar. Hidrojen atomları birbirleriyle birleşmeye başlarlar ve helyuma dönüşürler. İşte yıldızların ürettiği enerji de bu atom seviyesindeki değişim sırasında ortaya çıkar.

Başka bir süper yazı: Gezegenler nasıl kokuyor?

Her dakika milyarlarca ton hidrojen helyuma dönüşür ve ortaya devasa bir enerji çıkar. Bu enerji çeşitli formlarda evrene dağılırken helyum hidrojenden daha ağır olduğu için yıldızın içine doğru batar. Yıldızda hidrojen dönüştükçe daha fazla helyum oluşur. Artan çekim kuvveti helyum atomlarının da birbirleriyle birleşmesine neden olur. Bu birleşme sonucu helyum karbona dönüşür. Bu dönüşüm artık daha ağır elementlere doğru devam eder. Karbon daha ağır olan oksijene oksijen neona ve neon magnezyuma ve bu da silisyuma dönüşür.
yildizlarda-madde-cevrimi-fisyon
Yıldızın çekirdeği artık baştakinden kat kat daha ağırdır. Çekirdekteki elementler ağırlaştıkça çekim kuvveti de artar. Bundan sonra daha ağır elementler ortaya çıkmaya başlar. Silisyum atomlarının çekim kuvvetiyle birleşmesiyle demir oluşur. Artık yıldızın kütlesi kararsız bir haldedir. Çünkü çekirdekteki demir çok güçlü bir çekim kuvveti yaratır. Bu çekim kuvveti yıldızın dış katmanlarının kendi içine çökmesine neden olur.

İlgini çekebilecek başka bir yazı: Evrendeki en büyük yıldızlar hangileridir?

Tam bu sırada demir de daha ağır elementlere dönüşmeye başlar. Önce kobalt, daha sonra nikel, bakır, kurşun ve diğer elementler ortaya çıkar. Aslında periyodik cetvelde bulunan tüm elementler. Yıldızın son anlarında ise bunların hepsinden daha ağır olan uranyum oluşur. İşte bu sırada çekirdekteki enerji yıldızın patlayarak bir süpernovaya dönüşmesine neden olur. Bu evrendeki en güçlü olaylardan biridir.

Bir yıldızın en baştaki kütlesini oluşturan elementlerin hangi elementlere dönüştüğünü ve bunların miktarlarını gösteriyor bu tablo.

Bir yıldızın en baştaki kütlesini oluşturan elementlerin hangi elementlere dönüştüğünü ve bunların miktarlarını gösteriyor bu tablo.

Yıldızın patlaması içindeki tüm maddelerin evrene yayılmasına neden olur. Evrene dağılan bu maddeler bir süre sonra çekim gücüyle tekrar birleşerek yeni yıldızlar ve gezegenler oluşturur. Bizim güneşimiz ve Dünya da böyle bir süpernovanın kalıntılarından oluştu. Daha sonra Dünya’daki bazı elementler biraraya gelerek yaşam kazandı ve organizmaları oluşturdu. Sonrasını istediğiniz gibi düşünebilirsiniz. İster hepsinin tek bir seferde şimdiki gibi yaratıldığını düşünün ister tek bir hücreden evrildiğini

Kesin olan şu an üzerinde yaşadığımız Dünya ve biz de dahil olmak üzere üzerindeki her şey milyarlarca yıl önce bir yıldızın tam kalbindeydi.

Şu yazı da ilgini çekebilir: Neden geceleri gökyüzü siyah olur?

Önceki yazı

Kediler için zararlı yiyecekler

Sonraki yazı

Kedilere atılmış haince iftiralar ve iftiraları o boşa çıkaran gerçekler

Henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir