Sanat ve Eğlence

Frida Kahlo kimdir?

Frida Kahlo, Magdalena Carmen Frieda Kahlo adıyla 1907’de Mexico City’de doğdu. Meksika’nın en önemli ressamlarından olan Kahlo’nun sanat hayatı geçirdiği korkunç otobüs kazasından sonra başlıyor.

frida_1919_lg

Frida aile evinde büyüyor. Ev mavi ev, blue house ya da casa azul diye de geçmekte. Babası Wilhelm (bir diğer adıyla Guillermo) Alman bir fotoğrafçı. Kahlo’nun annesi Matilde ile tanışmış ve Meksika’da kalmaya karar vermiş. 4 kardeşler; Matilde ve Adriana büyük kızkardeşleri, bir de ondan küçük Cristina var.

Frida ailesiyle
612840514af5994fcf947c68fa6dd13c

Frida’nın anne ve babası: Matilde ve Gulliermo
Guillermo_Kahlo_-_Matilde_Calderón_and_Guillermo_Kahlo_-_Google_Art_Project

6 yaşında çocuk felci geçiriyor Kahlo ve ayaklandığında hastalığın sağ ayağı ve bacağına zarar verdiği anlaşılıyor. Babası iyileşmesine yardımcı olmak için Kahlo’yu sürekli futbol oynaması, yüzmesi hatta güreşmesi konusunda cesaretlendirmiş.

1922’de National Preparatory Okulu’na kaydoluyor. Okuldaki çok az sayıdaki kızdan biri olan Kahlo, daha o zamanlarda renkli kıyafetleri, geleneksel aksesuar ve takılarıyla dikkat çekiyor.

frida_1930_2_lg

O henüz okurken ressam Diego Rivera okulunda bir proje gerçekleştiriyor ve ilk kez Frida’nın karşısına çıkıyor. Henüz tanışmasalar da rivayete göre Frida arkadaşlarına bir gün Diego’nun bebeğini doğuracağını söylemiş.

Okulda entelektüel ve politik bir arkadaş grubu olan Kahlo, Alejandro Gómez Arias ile ilk gönül ilişkisini yaşıyor. 17 Eylül 1925 yılında Arias ile yaptıkları o otobüs yolculuğu dönüm noktası. Malum korkunç kaza gerçekleşiyor. Çok kişinin öldüğü kazada, trenin demir çubuklarından birisi Frida’nın sol kalçasından girip leğen kemiğinden çıkıyor. Kazadan sonra tüm hayatı korseler, hastaneler ve doktorlar arasında geçecek, omurgası ve sağ bacağında dinmeyen bir acıyla yaşayacak, 32 kez ameliyat olacak ve çocuk felci nedeniyle sakat olan sağ bacağı 1954’te kangren yüzünden kesilecek…

frida_1951_lg

Kahlo, bu kaza sonrası yattığı süre boyunca resim yapmaya başlıyor ve ilk oto portresini de bu süre içinde tamamlıyor. Ardından Meksika Komünist Partisi üyesi oluyor ve siyasi olarak da daha aktif günleri başlıyor.

Frida-Kahlo

Diego Frida buluşması 1928’de tekrar gerçekleşiyor, bu sefer ilişkileri başlıyor 1 yıl sonra da evleniyorlar. Birliktelikleri boyunca genelde Diego’nun sanat çalışmaları için farklı yerlerde bulunan çift, 1930 yılında San Francisco’da yaşamaya başlıyor. Burada Kahlo, San Francisco Kadın Sanatçılar Topluluğu adına gerçekleşen bir sergide Frieda and Diego Rivera adlı resmini sergiliyor.

Frida ve Diego
frida-kahlo-and-diego-rivera

1932 yılında Frida’nın eserlerinde daha çok grafik ve sürreal öğeler görülmeye başlamış. Yine bu yıllarda siyasi nedenler dolayısıyla çiftin 1933 yılında Meksika’ya döndüğünü görüyoruz.

San Angel – Meksika’daki hayatlarına dair bildiklerimizden bir tanesi evlerinin yanyana fakat ayrı olduğu. Diego Riviera’nın bitmek bilmeyen çapkınlıkları içinde Kahlo’nun kızkardeşi Cristina bile var ki bu elbette Kahlo’yu çok üzmüş. Bir diğer büyük hayal kırıklığı ise çocuk sahibi olma arzusuna karşı 1934’te yaşadığı düşük.
Tüm bu çalkantılar çiftin pek çok kez ayrılmasına neden oluyor. 1937’de ise sürgündeki komünist Leon Trotsky ve karısı Natalia’ya yardım için tekrar bir araya geliyorlar.

tumblr_mnseu0hSNf1rw3fqbo1_1280

Sanat hayatından daha detaylı bahsedersek, kendisini asla bir sürrealist olarak görmediği bilgisinden başlayabiliriz. Acıları ve hayatının yansıdığı bireysel otoportrelerinin sanat tarihinde çok önemli bir yere sahip olduğunu söylemek mümkün. 1939’da bir süre yaşamak için Paris’e gidiyor ve modern sanatın kült isimlerinden Duchamp, Picasso gibi sanatçılarla arkadaşlıklar kuruyor. The Two Fridas adlı ünlü eser bu dönemde ortaya çıkmış.

121 İki Frida The Two Fridas - Frida Kahlo

Boşanan Frida ve Diego 1940’ta tekrar evleniyor. Bundan sonra yine ayrı evlerde yaşamaya devam ettiklerini ve zaman içinde başka ilişkileri de olduğunu
söyleyebiliriz.

Feminist, komünist, insancıl Frida’nın kişisel acıları, sağlık sorunlarıyla birlikte hep hayatının merkezinde. Bir nevi o kazanın hayatını yönettiğini, sanatını etkilediğini söyleyebiliriz. Fakat tüm bu zorluklara rağmen sanatı ilerliyor, tüm dünyada tanınıyor ve çok seviliyor. 1944’te yaptığı The Broken Column adlı resim bu karmaşık dünyanın önemli bir simgesi.

kahlo-la-columna-rota-1944 (1)

1950’de kangren olan ayağı onu 9 ay hastanede tutuyor, ardından bacağı kesiliyor. 1953’te ilk kişisel sergisini Meksika’da açıyor. Yatağa bağlı olsa da sergi açılışına gitmiş. Ardından gelen derin depresyon, söylentiye göre intihar girişimi ve giderek zayıflayan bağışıklık sistemi zatürre olmasına neden oluyor. 47 yaşında çok sevdiği Mavi evde gerçekleşen ölümünün nedenleri arasında zatürre kadar intihar söylentileri de var.

Blue House – Mavi Ev
92 img_4403-733845

Öldüğü günden itibaren sanatı giderek büyüyen Frida’nın Mavi evi 1958 yılında müze olarak açılmış. 1970’lerde sanatı tekrar keşfediliyor ve etki alanı genişliyor. 1983 yılında, Hayden Herrera tarafından yazılan A Biography of Frida Kahlo adlı hayatını anlatan kitabın da tanınmasında katkısı büyük. 2002 tarihli Oskarlı Frida filminde Frida’yı Salma Hayek, Diego Rivera’yı ise Alfred Molina canlandırdı.

2003_frida_wallpaper_002 (1)

Sözün sonunu Frida’nın sanat hayatını özetleyen sözleri ile bitirelim:

“Ben hayallerimi çizmedim, gerçekliğimi çizdim”
Frida-Kahlo-Henry-Ford-Hospital-1932

Önceki yazı

Köpeğiyle aynı pozları veren kızın aşırı eğlenceli dünyası

Sonraki yazı

Darth Vader kimdir?

Henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir